Ana Sayfa Fotoğrafçılık Fotoğraf Makinesi: Bir Tutku Hikâyesi

Fotoğraf Makinesi: Bir Tutku Hikâyesi

0

Yaz geldi fotoğraf severler sahneye!

Yazıyı yazmama ilham olan Gözde Bakkalsalihoğlu’na öncelikle sonsuz teşekkür ediyor ve başlıyoruz efendim.

21. yüzyıl ve fotoğraf, hayatımızın bir parçası. Fotoğrafçılığı dikdörtgen ekrandan (yazar telefonu kastediyor) dışarıya taşıyıp onu ileri seviyeye taşımak isteyenler ise artık bir fotoğraf makinesi almak istiyorlar. İşte tam da bu noktada işler karışıyor. Ama unutmayın ki Mor Dinazor yanınızda!

Pek çok markanın yüzlerce modeli ile kararsızlık dönemine girmiş ve günlerdir internetin başında modellerin özellikleri, çekilmiş fotoğraf örnekleri, blog sayfaları, incelemler vs. derken neredeyse çıldırma noktasına gelmiş Gözde! Sakin ol ve arkanıza yaslanarak bu yazıyı oku çiçeğim. Her şey senin için…

Herkes elini vicdanına koysun. Bir şey almak hususunda karar verirken özellikle bütçe önemli! Ancak bütçe müsait olsa bile yeni başlayan birisinin çok üst sınıf bir gövde almasını mantıksız buluyorum. Anladık bütçen var da bir acemiliğinde var koçero!

Genel olarak yeni başlayanların giriş seviyesinde bir gövde almaları doğru olacaktır. Bu sayede az bir bütçe ile fotoğrafçılığa başlamış olursunuz. Amaç bir bak bakalım heves mi tutku mu? Keşfet… Bütçe dostu dinazor olmanın mükemmelliği işte!

Dinocum ben bırakmam, çok seviyorum diyenler ne yapmalı?
-Onlarda giriş seviyesi ile başlamalı. Böylelikle bu alanda ilerledikçe önünde sonunda mutlaka fotoğraf makinesi değiştireceksiniz. Bu kaçınılmaz bir gerçek.

Giriş seviyesi gövde ne demek?  
Bilindik eh birazda sevdiğiniz markanın en uygun fiyatlı DSLR* veya Aynasız gövdeleridir. Kompakt modelleri fotoğrafçılığa yeni başlayanlara pek tavsiye etmiyorum. Nedenine gelecek olursak hem fotoğraf kalitesi anlamında hem de fotoğrafçılığı öğrenme anlamında kişiye bir şey katmıyor. Estetik işte boydan bir iki fotoğraf alıp sosyal medyaya atma işine yarar.

Pek çok şeyi size yaptıran makineler kendinizi geliştirmeniz için daha avantajlı. (Yazın bunu kenara 🙂

Fotoğraf makinesini alırken giriş seviyesi gövdeler genel olarak kit lensler ile satılır. Yeni başlayanlara kit lensler ile olanları almaları veya 18-105mm, 18-135mm, 18-140mm gibi lensler almalılar diyebiliriz. Böylelikle hem daha uzak konuları fotoğraflama imkânı elde edersiniz hem de objektif değiştirerek kullanmayı deneyimlersiniz.

Burada uygun fiyatlı Tamron 17-50mm f/2.8, Sigma 17-70mm f/2.8 gibi iyi objektifler ile de başlanabileceğinin altını çizmekte fayda var. Harici olarak böyle bir lens almaya bütçeniz müsait ise bu objektifler sayesinde fotoğraf kalitenizi kısa sürede arttırmanız mümkün 🙂

Fotoğraf makinesini ve objektifi aldığımıza göre artık fotoğraf çekmeye başlayabiliriz. Fotoğrafçılığı öğrenmek için yapılması gereken bol bol fotoğraf çekmektir. Kendinizi fotoğraf çekmeye mecbur bırakmak.

Hangi fotoğraf türünü sevdiğinizi keşfetmelisiniz. Portre mi? makro mu? manzara mı? Akan hayatı mı? Fotoğraf çektikçe bunu daha iyi anlayacak ve o yöne doğru evrileceksiniz.

*DSLR (Digital single-lens reflex) eski SLR makinelerin önüne dijitalleşmenin “D”sinin gelmesi ile  yeniden tanımlanan objektifi değiştirilebilen dijital makinelere verilen isimdir. DSLR makineler herkesin daha profesyonel fotoğraf çekebilmesini sağlayan dijital dönüşüm ve gelişim ile yapılmış kameralardır. Bu sayede profesyonel olmayanlarında daha kaliteli görüntü elde etmeleri sağlanmıştır.

Kısaca DSLR (Digital single-lens reflex) teknolojik değişimin profesyonel fotoğraf makinelerine yansımasıdır.

YORUM YOK

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz